FERTİLİTENİN ARTTIRILMASI
Doğum sonrası laktasyondaki ineklerin zamanında tohumlanması gebelik sağlanması için ilk adımdır. Başarılı bir yetiştiricilik programı, ineklerin laktasyonun en verimli döneminde geçirdikleri zamanı en üst düzeye çıkararak karınızı arttırır. Laktasyonun sonuna gelmiş gebe olmayan ineklerin sayısını azaltmak için, birçok yetiştirici inekleri doğumdan sonraki 40 ile 50. Günde tohumlamaya başlar. Bu problem yaratabilir çünkü doğumdan sonra çok erken gebe kalan hayvanlar laktasyonda daha az zaman geçirir; bu nedenle laktasyon sonunda geç gebe kalan hayvanlar kadar maliyetli olabilir. Bu makalede kızgınlık görülmeyen dönemdeki stratejilerde dahil, gönüllü bekleme sürecinin sonunda veya sonuna yakın zamanlarda daha fazla ineği tohumlama yöntemlerini tartışacağız.
Kızgınlık Tespiti
Maalesef, bütün kızgınlık dönemlerinin %50’den azı ortalama Amerikan süt çiftliklerinde düzgün olarak tespit edilmemektedir. Laktasyondaki süt sürülerinin kızgınlık tespit oranları orta batı kesimde yüzde 5 ile 60 arasında ortalama yüzde 35 ile 40 olarak değişmektedir. Kızgınlık tespitindeki bu yetersizlik ilk tohumlama için yalnızca gönüllü bekleme süresini uzatmakla kalmaz ayrıca tohumlamalar arasındaki ortalama süreyi de 40 ile 50 gün arasında uzatır. Hizmet süresi 21 günlük süreç boyunca tohumlanan nitelikli ineklerin yüzdesidir. Suni tohumlama yapan sürelerde, bu hizmet süresi direk olarak kızgınlık yeterliliğini yansıtır çünkü inek tohumlama yapılmadan önce kızgınlık göstermelidir. Hizmet süresi gebe kalma oranıyla gebelik oranını belirlemek için etkileşim içindedir.
Birçok süt çiftliği yöneticisi gebelik oranını geliştirmeye odaklıdır; ancak çiftlikler arasındaki ortalama açık günlerdeki 3’ten fazla sapmalar hizmet süresindeki değişiklikler gibi gebelik oranlarına da bağlıdır. Hizmet süresini geliştiren yönetim stratejileri sütçü işletmenin karı ile örüntülüdür.
Sürü verimliliğinin genel ölçümleri
Gebelik oranı: her 21 günde gebe kalan sürüdeki müsait ineklerin sayısı (üreticinin gönüllü bekleme süresinde gebe olmayan inekler)
Yüksek orta buzağılı çiftliklerde laktasyondaki 100 ineklerde gebelik oranları %5 ile 30 arasında değişir ve ortalaması %14’tür.
Gebelik oranı gebe kalma yüzdesi ile hizmet süresinin etkileşimidir.
1) Gebe kalma oranı ya da suni tohumlama başına gebelik oranı = tek tohumlamadan sonra gebe kalan ineklerin yüzdesi.
Gebelik oranını etkileyen faktörler:
İneğin fertilitesi
Boğanın fertilitesi
Kullanılan spermanın doğurganlığı ve
Suni tohumlama yönetimi
Genellikle, gebelik oranı mükemmel besleme ve üretim yönetimi çalıştırarak çok iyi yönetilen çiftliklerde bile %50’nin altındadır. Yaz stresinden dolayı sperm ve yumurta kalitesinde ve süt durumunda gebelik oranı bu oran %30’un altına düşebilir.
2) Hizmet süresi veya kızgınlık tespit oranı = 21 günlük periyotlarda tohumlanan müsait ineklerin yüzdesi.
Hizmet Süresini Etkileyen Faktörler
Hizmet süresi kızgınlık tespiti yeterliliğinin arttırılmasıyla geliştirilebilir. Çiftlik personelinin kızgınlık davranışlarını doğru olarak tespit etmesi temeldir. Sürüden bir başka ineğin üstüne çıkması verimli dönemin en iyi göstergesidir. Daha eski çalışmalar süt hayvanlarında ortalama kızgınlık davranışı süresini yaklaşık 18 saat olarak belirtir; ancak en son araştırmalar ineklerin daha kısa sürede kızgınlık gösterdiğini ortaya koyuyor. Laktasyondaki ineklerin kızgınlık davranışları şu anda 7,1 ile 9,5 saat arasında tahmin ediliyor. Bir çalışmada ineklerin dörtte biri düşük şiddette (saatte <1,5 ayaktaki hareketler) ve kısa süreli (yedi saatten daha az) olarak sınıflandırılır.
Yüksek verimli ineklerin düşük verimli ineklere kıyasla daha kısa kızgınlık süresi gösterdiği rapor edilmiştir. Bu kısa süre nedeniyle, görünen kızgınlık tespiti, yeterli sonuç sağlanması için gün içinde eşit aralıklarla üç, dört 20’şer dakikalık zamanlarda yönetilmelidir. Kızgınlık davranışları, hastalık, ayak bacak problemleri ve beslenme yetersizliği veya sağlık problemlerine bağlı yumurtlamama gibi belirli psikolojik faktörler nedeniyle azalabilir.
Sıcak stresi veya kötü altlık gibi çevresel faktörler de kızgınlık davranışlarını azaltabilir ve araştırmalar beton zeminlere kıyasla çamurlu zeminlerde atlama hareketlerinde önemli artışlar sağlandığını göstermektedir.
Anovuler İnekler
Son çalışmalar doğum sonrası ineklerin yüzde 20 ile 30’unun 50 ile 75 DIM arasında anovulasyon (yumurtlama döngüsü olmadığı) olduğunu gösteriyor. Yüksek verimli süt ineklerinde anovulasyon ovulasyon büyüklüğü ile değil foliküllerin geçmişteki dönüşümleri ve büyük kistlerle sonuçlanan ovulasyon büyüklüğünden fazla folikül büyümesi ile şekillenir, ancak statik ovaryumların yeri bu çalışmalarda nadiren belirtilmiştir. Yüksek anovulasyon oranları en iyi kızgınlık tespit programlarına rağmen düşük hizmet süresine katılır, çünkü inekler davranışsal kızgınlık göstermezler.
Bir çalışmada, orta batı sürülerinden 633 laktasyondaki sütçü inek kızgınlık döneminin herhangi bir aşamasında Ovsynch® or Ovsynch® ve CIDR® aldılar. İlk GnRH (Genadotrophin Releasing Hormone) zamanındaki döngü durumunu ve PGF2∞ (yüksek veya düşük progesteron) zamanındaki durumu belirlemek için aşağıdaki tarihlerde progesterone ölçümleri yapmak amacıyla kan örnekleri alındı.
Kan Örnekleri: • X İlk GnRH* enjeksiyonundan ilk on gün önce • İlk GnRH enjeksiyonunda • CIDR çıkarılmasında • PGF2∞ enjeksiyonunda • PGF2∞ PGF enjeksiyonundan 36 saat sonra
Bu ineklerin neredeyse %29’u anovular olarak sınıflandırıldı. Ovsynch®süresince CIDR®alan inekler CIDR® almayan anovular ineklere göre (%22) zamanlı bir tohumlama programından 56 gün sonra daha yüksek gebelik başarısı sağlamıştır (%36).
Başka bir çalışmada, 316 süt veren Holstein anovular durumları için değerlendirildi veya Ovsynch®kullanıldı ya da ilk doğum sonrası suni tohumlama için görsel kızgınlık tespitine tabi tutuldu. Haftalık ultrason ve kan örnekleri anovular inekleri sınıflandırdı ve en büyük folikülün dia metresini ölçtü. Anovular inekler 122 birinci laktasyondaki ineğin %28’ini ve 194 ikinci laktasyondaki ineğin%15’ini içermekteydi. 64 anovular ineğin %20si kistik kabul edilebilecek > 25 mm ölçüsünde foliküllere sahipken, %58i 15 ile 24 mm foliküllere ve %22si 9 ile 14 mm foliküllere sahipti. Laktasyondaki ineklerin %20si 60 günlük doğum sonrası döngüde olmamasına rağmen, neredeyse bütün inekler Ovsynch® ikinci GnRH enjeksiyonundan sonra yumurtladı. Anovular inekler, tespit edilen kızgınlıktan veya Ovsynch® sonrasında aşılanmış olan ovular ineklerden daha düşük gebelik sağladılar. Ayrıca anovulasyon ve vücut kondisyon skoru arasında (BCS) zamanlanmış bir suni tohumlamada güçlü bir negatif ilişki vardı.
Özetle
Progesteron dönüşümünü arttıran tedaviler GnRH/LH (Lutealizing Hormone) arttırarak ve foliküler gelişimin son evrelerine izin vererek veya estradiolün pozitif geri dönüş etkilerine hipotalamik duyarlılığı ayarlayarak anovüler ineklerin tedavisini sağlayabilir. Bir CIDR cihazını Ovysynch ile birleştirmek gönüllü bekleme süresinin sonunda anovüler olan laktasyondaki sütçü inekler için en iyi strateji olabilir. Ayrıca, doğum sonrası ineklerde vücut kondisyon skorunu arttırmak için besleme yönetimi sürüdeki genel anovülasyon durumunu azaltabilir.
